15 Nisan 2021

İki bin yıl önce Datça’da işlenen garip bir cinayetin arkasında yatan ilginç nedenler!

 


İnsanlık tarihi göz açıp kapayıncaya kadar değişen ve dönüşen bir süreçtir. Bu tarih içinde savaşlar, barışlar ve şiddet elbette ki yerini almıştır. İnsanlığın gaddar yüzünü sizler için ortaya çıkartıyoruz. İki bin yıl önce günümüzde Datça olarak isimlendirilen Knidos şehrinde işlenen bir cinayet o döneme ait yazıtlarla ortaya çıktı.

İki bin yıl öncesinde Knidos şehrinde korkunç bir cinayet işlenmişti. Cinayetin arkasındaki sır perdesi ise o dönem dikilen yazıtlarla gün yüzüne çıktı. Hazırsanız bu hikayeyi anlatmaya başlıyoruz.

Khrysippos bir gece oğlu Eubolos'un cesedini bulur. Cesedin bulunduğu yer de oldukça şüphe uyandırıcıdır. Çünkü genç adam kendisi ile hasım ve adaş olan Anaksandrias'ın oğlu Euboulos ve eşi Tryphera'nın evinin önünde ölü bulunmuştur. Anaksandrias'ın oğlu Euboulos cinayet iddiasını reddetse de işler çığırından çıkar. Toplanan kalabalık cinayet zanlısı olarak gördükleri Euboulos linç ederek öldürür. Bunun üzerine kavga daha da büyür. Galeyana gelen halk Euboulos'un eşine ve Anaksandrias ailesine karşı büyük bir eylem planına geçer. Adeta bütün ailenin kanı istenir. Anaksandrias ailesi ise kendini eve kapatır ve bölge asayişinden sorumlu Romalılara başvururlar.

Olayın çözülmesi için İmparator Augustus'a aktarılmasına karar verilir. Knidos'tan iki temsilci soluğu Roma'da ve İmparator'un önünde alır. Augustus ise olayın soruşturulmasına karar verir ve adaleti sağlayacığına inandığı Asinius Gallus'u soruşturma için Knidos'a yollar. Bu arada olayın üstünden yaklaşık 1 ay geçmiştir malum uzun deniz yolculukları...

Adalet isteyen Romalıların bu isteğini hemen yerine getirmek için adeta ant içen Gallus ayağının tozuyla Anaksandrias'ın evine gider. Çünkü ona tanık lazımdır. Bu arada sadece Ankasandrias'ın değil Khrysippos ailesinin de evine gider ve iki aileyi de dinler. Ancak tahmin edeceğiniz üzere iki aile de birbirini suçlamaktadır. Bunun üzerine Gallus evlerdeki köleleri dinlemek ister ve onlara işkence ederek işin doğrusunu öğrenir. Sonrasında ise Knidoslulara bir şey demeden kentten ayrılır ve Roma'ya döner. Yaklaşık 1 ay sonra ise Knidos'a İmparator Augustus'tan mühürlü bir mektup gelir. Bu mektupta olay tüm ayrıntılarıyla anlatılır.

Atık Yağ

 


Atık yağların yoğunluğu sudan az olduğu için suyun yüzeyini kaplayarak, suya oksijen transferini engeller ayrıca atık yağlar bozulma reaksiyonu sonucunda sudaki oksijen miktarını da azaltırlar. Bu durum su içindeki canlıların oksijen almasını engelleyerek onların ölmesine neden olur. Atık yağlar sadece sularımızı kirletmez aynı zaman da apolar yapıda oldukları için suda çözünmezler, gider yüzeyine yapışarak diğer atıkların birikmesine ve zamanla giderlerin tıkanmasına neden olurlar.

Atık yağları pet şişelerde biriktirip toplama merkezlerine götürmek gerekir. Atık yağlardan sabun, biodizel gibi ürünler yapılabilir.

İnsan

 


Kral dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan muhafıza sordu:

– Üşümüyor musun?

Muhafız:

– "Alışığım sayın kralım" dediğinde

Kral:

– "Olsun, sana sıcak tutacak elbise getirmelerini emredeceğim" dedi ve gitti.

Ancak bir süre sonra içeri girdiğinde emri vermeyi unuttu...

Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini gördüler, duvarın üzerinde şöyle yazılıydı:

"Soğuğa alışkındım; fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü..."

Türlü türlü vaatlerle, insanları bekleterek bir umuda bağlayarak kesinlikle imtihan etmeyin.

Çünkü insan, bekledikçe değişir.

Beklettiğiniz kişi hakkınızda telafisi imkansız olumsuz düşüncelere girer.

Önce umudu öldürürsünüz.

Ardından sevgi, saygı, güven ölür dostluk ölür muhabbet ölür...

Alıntı

Yirik Fatma...

 


İsmi hatırlanmayan ve unutulan kahramanlarımızdan.

Gaziantep'in gurur kaynağı olan bir Kurtuluş Savaşı kahramanı anamız Yirik Fatma...

Antep'te Fransızlarla 1 Nisan 1920 ve 8 Şubat 1921 arasında savaş sürmüş ve 25 Aralık'ta şehir düşmandan temizlenmişti.

Antep'in henüz tam olarak kuşatılmadığı sıralarda, düşman nakliye koluna karşı koymak için çeteye katılmıştı Fatma anamız.

Gelmesini istemeyenlere ise "Benim kanım, sizinkilerden daha mı şirindir ? diyerek onlarla yola çıkmıştı.

2 gün 2 gece süren düşman nakliye kolunu beklemeleri sırasında geceleri nöbet tutmuştu.

Elinde büyük bir et satırı, şalvarı,yemenisi ve başörtüsü ile ve resminden de gördüğümüz gibi yaşlı bir anamızdır Yirik Fatma.

Antep harbinde elinde Türk bayrağı alarak, sokak sokak gezerek halkı direnişe ve savaşa çağırmıştır.

Mekânı cennet olsun...

Fark

 


Ben pilotum, eşim de özel eğitimci. 6 yaşında bir oğlumuz, 13 yaşında bir kızımız var. Çocuklarla iletişimde her anne ve babanın yaşadığı problemleri biz de yaşıyorduk.

Bazen ikimizin de çileden çıktığı anlar oluyordu. Bazen anne ve baba olmak dünyanın en zor şeyi gibi geliyordu. Sorunlar aslında çok benzerdi. Çocukların sözlerimizi dinlememeleri, sorumluluklarını yerine getirmemeleri gibi sorunlardı.

Ama çalışan insanlar olarak bazen bu durum sabrımızın taşmasıyla sonuçlanıyordu. Sonra da kızdığımız için kendimize kızmaya başlıyorduk.

Fakat bir gün çok özel bir şey oldu. Bu eve kapanma döneminde bir kitapla tanıştık. Çocuklarla olan ilişkimiz açısından gerçekten de hayatımızı değiştirdi.

Meğer "odanı topla" demekle "odanın toplanması gerekiyor" demek arasında ne büyük fark varmış. Meğer kardeş kavgaları tahmin ettiğimiz kadar kötü değilmiş. Ve daha bir sürü şey...

Kitabın çok basit bir dili var. Her şey örneklerle ve yaşanmış diyaloglarla anlatılmış. Böyle olması, çocuklarla iletişimde yaptığımız hataları çok net biçimde görmemizi sağladı. Bu önemli çünkü düzgün iletişim kurabilmek için önce yaptığınız hatayı fark etmeniz gerekiyor.

Öğrendiklerimizi eşimle birlikte bir aydır uyguluyoruz. Bu kadar mı fark olur. Sadece kullandığımız kelimeler değişti ve her şey olumlu manada değişti.

Geçmişte yaşadığımız öfke nöbetleri, inatlaşmalar, hepsi bitti. Herkes sorumluluklarını yerine getiriyor ve birbirimize eskisinden daha sıkı biçimde bağlıyız. Keşke 13 yıl önce bu kitaptaki bilgileri bilseydik.

Merak edenler için kitabın adı, "Sevmek Yetmez: Çocuk Eğitimindeki Eksik Parça". Son olarak kitaptan beğendiğim küçük bir parçayla sözlerimi bitiriyorum:

“Kendi evlerinin güvenli ortamında bir kardeşle kavga etmek çocuklara ‘temiz bir şekilde kavga etmek’, bir çatışma konusunda istişare etmek, farklılıkları çözüme kavuşturmak ve yaşamın her zaman adil olamayabileceğini fark etmek için bir ortam sunar.”

Fethiye

Belcekız Plajı Fethiye 03




Akdeniz’in güneybatısında yer alan Fethiye, Muğla’ya bağlı ilçelerden birisidir. Doğası ve tarihi dokusu ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan Fethiye, Akdeniz ve Ege bölgesini ayıran çizgide yer almaktadır. İlçenin eski ismi “Telmessos” tur. Daha sonra Meğri ismini almış ve 1913 tarihinde uçağı Fethiye’yeye düşerek şehit olan Fethi Bey’in anısına ilçenin adı Fethiye konulmuştur. İlçenin birçok güzel beldesi vardır; Çamköy, Karadere, Ölüdeniz, Kadıköy görülmesi gereken yerler arasındadır.

Fethiye’de Hava

İlçe tipik Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Sıcaklık yaz mevsimi boyunca otuz derece civarında seyreder. Kış mevsimlerinde ise ortalama on derecedir. Yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları ise ılık ve yağışlı bir şekilde geçer.


Fethiye’ye Ne Zaman Gidilmeli ?

Sıcaklıkların artmasıyla Fethiye’de sezon hareketlenmeye başlar. Özellikle mayıs ve eylül ayları arasında hareketlilik doruk noktasına ulaşır. Hareketlilik ve gece hayatından keyif alan birisiyseniz Haziran ve Temmuz aylarında gitmenizi öneriyoruz. Bu

YARADILIŞ...

 


Kızılderili Çeyeni Kabilesi inanışına göre başlangıçta hiç bir şey yokmuş. Büyük Ruh Maheo büyük bir boşlukta yaşıyor ve çok sıkılıyormuş. Önce içinde bin bir türlü balık olan tuzlu bir göl yaratmış. Gölün kendisi yaşam olmuş. Ancak ışık yokmuş ki yarattıklarını görebilsin. Doğudan yükselen bir ışık parçası tüm etrafı aydınlatmış.

Balıkların en minik olanı Maheo’ya bir çamur parçası getirir minnetini sunmak için. Maheo bilemez bu balçık ile ne yapacağını ve kaplumbağayı çağırır yanına. ‘Sen bizim yeryüzü Ana’mızsın. Yeryüzünü sırtında taşıyan Büyükaanne bizim için kutsaldır. Sen bütün dünyanın yükünü sırtında taşıdığın için yavaş yürüyeceksin.’

Su ve toprak oluşmuş ama çok çorak ve renksizmiş. Maheo:’Toprak Büyükannemiz verimli ve bereketli olmalıdır. Yaşam’ı doğurmaya başlayabilir’dedi. Bunları söyler söylemez, sağ tarafına uzanarak bir kaburga kemiğini çıkarmış. Kemiğe nefes üfleyerek Toprak Ana Büyükanne’nin bağrına uzatmış. Kemik canlanmış ve dikilerek ilk Adam olmuş. Tek başına kalmasını istememiş Adam’ın, sol yanına uaznarak bir kaburga kemiği çıkarmış. Canlanmış kaburga kemiği ve bir kadın olmuş. Böylece Toprak Büyükanne üzerinde iki kişi yaratılmış. Bu iki kişinin de 1 yıl sonra ilkbaharda çocukları olmuş.

Dememiz o ki:

Bu evrende her molekül parçası birbiri ile eşsiz bir ahenk içinde yaratılmıştır. Soldaki ya da sağdaki bir parçanın eksikliği ahengin bozulmasına sebep olmaktadır.

Bu yüzden ister sol ister sağ kaburga kemiğinden yaratılmış olalım, EŞ PARÇANIZ ile uyumunuz sonsuz olsun...

Atalar

 


2100 sene sonra Mete'yi,

1500 sene sonra Atilla'yı,

1150 sene sonra Bilge Kağan'ı,

1000 sene sonra Alparslan'ı asla unutmadı..!

* Bastırdığı kağıt paranın üzerine Bozkurt koydu...

* Yakın arkadaşlarına, Bozok, Bozkurt gibi soy isimler koydu...

* Manevi kızına Ülkü adını verdi...

* Yusuf Akçura Bey'i İstanbul'u teslim almaya yolladı...

* Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu'nu kurdu...

* Asırlar sonra Türk adını vererek Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu...

* İbrahim Çallı'ya "Ergenekondan Çıkış" tablosunu yaptırdı...

*Türk Tarih Tezi'ni hazırlattı...

* Anadolu da kazı çalışmaları yaptırıp, Türklüğün izlerini buldurdu...

* Petrol Ofisine Göktürk simgesi Bozkurt logosunu koydu...

* Bozkurt isminde sigara çıkarttı...

* Her konuşmasında Türklük vurgusu yaptı...

* Anadolu'nun 7 bin yıldır Türk Beşiği olduğunu hep vurguladı...

* Türklüğün ebedî olduğunu haykırdı...

* Türk devrimlerini Osmanlının son döneminde unutulan Türklük özüne dönerek yaptı...

* Türk'ü Türk yönetmelidir dedi...

* Türk kültürünü yaşamın her alanında hakim kılmak için çalışmalar yaptı...

* Anadolu'da, unutulmuş, sinmiş, hor görülmüş Türklüğü şahlandırdı...

*"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur..." diyerek unutulmuş Türklüğü hatırlattı...

* Bir Türk Dünyaya bedeldir dedi...

ATATÜRK ve Silah arkadaşlarını Saygı, Sevgi, Minnet ve Rahmetle anıyorum...

Robotlar


Robot, otonom veya önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik bir cihazdır. Güncel tanımı ile robotlar, elektronik ve mekanik birimlerden oluşan, algılama yeteneğine sahip olan ve programlanabilen cihazlardır. Başka bir tanımla robotlar, canlıların işlevlerini ve davranışlarını taklit edebilen, fiziksel yeteneklere ve yapay zekâya sahip, disiplinler arası öğeler içeren mühendislik ürünleridir.
(Robot duyargaları (sensör) ile çevresini algılayan, algıladıklarını yorumlayan, bunun sonucunda karar alan (yapay zeka), karar sonucuna göre davranan, eylem olarak hareket organlarını çalıştıran veya durduran bir aygıttır. Bu tanıma göre bilgisayara paralel port ile bağlı ve klavyeden kontrol edilen bir araba robot değildir. Çünkü kendisi tek başına karar vermemekte, bizim klavyeden verdiğimiz talimatları uygulamaktadır. Ancak aynı araba duyargaları ile algıladıklarını yorumlamak üzere bilgisayarın mikroişlemcisini kullanıp, yorumlatıyor ve kendi karar alabiliyor, algılamalarına göre bizden bağımsız davranabiliyorsa o artık bir robottur.)

İlk modern robot Honda Asimo


Robotlar doğrudan bir operatörün kontrolünde çalışabildikleri gibi bağımsız olarak bir bilgisayar programının kontrolünde de çalışabilir. Robot deyince insan benzeri makineler akla gelse de robotların çok azı insana benzer.

Günümüzde robotların en büyük kullanım alanı endüstriyel üretimdir. Özellikle otomotiv endüstrisinde çok sayıda robot kullanılır. Bunların çoğu kol şeklindeki robotlardır. Bunlar parçaları monte eden, birleştiren, kaynak ve boya yapan robotlardır.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır. Evlere giren ilk robotlar Furby, AIBO gibi oyuncaklardır. Başta ABD'de olmak üzere ev işlerine yardımcı olan robotların kullanımı da giderek yaygınlaşmaktadır. Yerleri kendi kendine süpüren robot elektrik süpürgeleri büyük talep görmektedir.


Robot kelimesi, ilk defa Karel Capek'in 1920 yılında yazdığı R.U.R. - Rossum's Universal Robots adlı (ve Türkçeye Halid Fahri tarafından R.U.R. - Alemşumul Suni Adamlar Fabrikası adıyla çevrilip, Osmanlıca olarak 1927 yılında Devlet Matbaası tarafından da yayınlanan) eserinde yer almış ve daha sonra tüm dünyada kullanılmaya başlanmıştır. Karel Capek'in R.U.R. adlı oyununda mekanik ve otonom, ama insanca duygulardan yoksun yaratıklar olarak kullanılan robot, daha sonra birçok bilimkurgu romanına konu olmuştur. Isaac Asimov ünlü robot serisiyle teknolojik açıdan tutarlı bir robot kavramı yaratır ve robotların amacının insana hizmet olduğunu, bir robotun kendi amaçlarını insanların amaçlarına hiçbir zaman tercih edemeyeceğini koyduğu 3 Robot Yasası'yla belirler. Bu robot yasaları şu anda insanla robot arasındaki ahlaksal ve hukuksal ilişkinin temelini oluşturmaktadır.





Asimov'un 3 Robot Yasası
       
Yasa 0: Bir robot, insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar  görmesine izin veremez. (Bu yasa, sonradan "Sıfırıncı Yasa" olarak eklenmiştir.)
Yasa 1: Bir robot, 0. yasa ile çelişmediği sürece, hiçbir şekilde insan türüne zarar veremez veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.
Yasa 2: Bir robot, 0. ve 1. kurallarla çelişmediği sürece, kendisine insanlar tarafından verilen komutlara itaat etmek zorundadır.
Yasa 3: Bir robot, 0., 1. ve 2. kurallarla çelişmediği sürece, kendi varlığını korumak zorundadır.

Robotik
Bazı görevler için insanın yerini tamamen alabilecek, bazı görevler için ise insanlara yardım edebilecek sistemlerin hazırlanmasıyla ilgili çalışmaları kapsayan bilim dalıdır. Bu bilim dalında çalışan kişiler genel olarak yazılımcılar, elektriksel donanım tasarımcıları, mekanik donanım tasarımcıları ve bunların üreticileridir.
Sinemadaki Robotlar
Sinema da Robotik konvansiyonel bir görsel efekt tekniği olarak yer bulmuştur. Sanatsal görüş, malzeme bilgisi ve teknik birleştiğinde çok gerçek efektler elde edilebilmektedir. Genellikle bu konuda bilgi azdır, çünkü efekt şirketleri tekniklerini gizli tutmaktadır. Ancak genel olarak Mekatronik konusunda bilgili kişilerin ilgilendiği bir alandır. Sinemada robotikin nasıl gerçekleştirildiğini görmek için korku ve yaratık filmleri:


 

·         Homunculus, 1916
·         Der Golem, 1920
·         Frankenstein, James Whale, 1931
·         Metropolis, Fritz Lang, 1927
·         Gibel Sensatsii, Aleksandr Andrievski, 1935
·         Doctor Satan's Robot, William Witney-John English, 1940
·         The Day the Earth Stood Still, Robert Wise, 1951
·         The Invaders from Mars, William Cameron Menzies, 1953
·         Robot Monster, Phil Tucker, 1953
·         Tobor the Great, Lee Sholem, 1954
·         Gog, Herbert L. Strock, 1954
·         Devil Girl from Mars, David MacDonald, 1954
·         Forbidden Planet, 1956
·         The Mysterians, Iroshiro Honda, 1957
·         Cylons, Battlestar Galactica, 1970, 2004
·         The Invisible Boy, Hermann Hoffman, 1957
·         Alphaville, Jean Luc Godard, 1965
·         Dr. Who and the Daleks, Gordon Flemyng, 1965
·         Docteur Goldfoot and the Bikini Machine, Norman Taurog, 1965
·         Human Duplicators, Hugo Grimaldi, 1965
·         2001:A Space Odyssey, Stanley Kubrick, 1968
·         THX 1138, George Lucas, 1971
·         Silent Running, Douglas Trumbull, 1972
·         Westworld, Michael Crichton, 1973
·         Sleeper, Woody Allen, 1973
·         Futureworld, Richard T. Helffron, 1977
·         Demon Seed, Donald Cammel, 1977
·         Star Wars, George Lucas, 1977
·         Alien, Ridley Scott, 1979
·         Galaxina, William Sachs, 1980
·         Saturn 3, Stanley Donen, 1980
·         Blade Runner, Ridley Scott, 1982
·         Androide, Aaron Lipstadt, 1983
·         Runaway, Michel Crichton, 1984
·         Terminatör, James Cameron, 1984
·         Daryl, Simon Wincer, 1985
·         Deadly Friend, Wes Craven, 1986
·         Short Circuit, John Bedham, 1986
·         Star Trek, The Next Generation, Gene Roddenberry, 1987
·         Robocop, Paul Verhoeven, 1987
·         Bunker Palace Hotel, Enki Bilal, 1989
·         Roboforce, David Chung, 1989
·         Cyborg, Albert Pyun, 1989
·         Screamers, Christian Duguay, 1995
·         Bicentennial Man, Chris Columbus, 1999
·         Lost in Space, Stephen Hopkins, 1998
·         The Iron Giant, Brad Bird, 1999
·         A.I. Artificial Intelligence, Steven Spielberg, 2001
·         i Robot, Alex Proyas, 2004
·         Robots, Chris Wedge, 2005
·         Transformers, Michael Bay, 2007
·         Wall-E, Andrew Stanton, 2008
·         Transformers: Revenge of the Fallen, Michael Bay, 2010
·         Suretler, Jonathan Mostow, 2009
·         Chappie 2015


Robotlar Nasıl Yapılır
Bir mekanizmadan robot adı altında bahsedebilmek için, onun 4 temel kısmı içermesi gerekmektedir.



Bu 4 temel kısım,
·         Sensörler
·         Program
·         Mekanik düzenek
·         Elektronik devreler
Şeklindedir.
Sensörler, robotun verileri algılayabilmesi için kullanılmaktadır. Elektronik devreler, verilerin toplanmasını ve kontrolünü sağlarken, program sensör verilerini kullanmakta ve bu veriler doğrultusunda robotun mantıksal ve matematiksel işlemlerle karar vermesini sağlamaktadır. Mekanik düzenek ise program sayesinde verilen kararın gerektirdiği hareketlerin gerçekleştirilmesini sağlamaktadır.
Bir kişinin robot yapabilmesi için öncelikle robotlar hakkında yazılım, mekanik ve elektronik bilgisine sahip olması gerekmektedir. Robotik ile yeni ilgilenmeye başlayan kişilerin ilk tercihi, engel algılayan robot, çizgi izleyen robot ya da ışığı algılayan robot gibi daha kolay robot uygulamalarını denemeyi tercih etmelidir.





Robotlar nasıl yapılır sorusunun cevabı kişinin mekanik, yazılım ve elektronik bilgisinin tamamına hakim olması gerektiğidir. Bu nedenle robot yapımı genellikle bu alanların en az biri hakkında bilgisi olan kişilerden oluşturulan ekipler tarafından gerçekleştirilmektedir.
Robot Çeşitleri Nelerdir
Robotların tüm çeşitlerini sıralamak mümkün değildir. Her geçen gün bir yenisi üretilen robotlar gittikçe gelişmekte ve insan yeteneğine yakın hale gelmektedir. Ancak en bilinen robot çeşitleri sıralanabilmektedir.

Bunlar,

·         Arduino Robot Projeleri

·         Diskbot Robot Modelleri

·         Çizgi İzleyen Robotlar
·         Mini Sumo Robotlar
·         Engel Algılayan Robotlar
·         Sese Yönelen Robotlar
·         İnsan Algılayan Robotlar
·         Paletli Robotlar
·         Alev Söndüren Robotlar
·         Özel Robot Projeleri
Şeklinde gruplandırılabilmektedir.
Robotlar İnsanların Yaptığı Tüm İşleri Yapabilir mi?

Yapay zeka ve robotlar son dönemde en büyük teknolojik gelişmeler arasında yer almaktadır. İnsanların faydası amacı ile üretilen bu teknolojiler, bir yandan hayatı kolaylaştırırken, zamanla insanların mesleklerini elinden alması konusunda endişe yaratmaktadır. Gelişen teknoloji dolayısı ile 2025 yılında bazı meslekleri artık insanların değil yapay zeka ve robotların yapacağı öngörüler arasında yer almaktadır.
Bu öngörülere konu olan meslekler arasında taksi şoförlüğü, doktorluk, fabrika işçiliği, barmenlik ve gazetecilik yer almaktadır. Uber ve Google sürücüsüz taksi uygulaması üzerinde çalışmalara başlamıştır. Bu uygulama ilk olarak İngiltere’de denenecektir. Sağlık alanında, IBM üretim olan Watson adlı bilgisayar pek çok kanser türünde hasta için en uygun tedaviyi belirleme yetisine sahiptir.
Massachusetts Institute of Technology tarafından üretilen Shakr Makr içki hazırlarken, Çin’de sadece robotların çalıştığı Dongguan adlı bir fabrika bulunmaktadır. Gazetecilik mesleğinde ise yakın bir zamanda tüm haberlerin yapay zekalar tarafından yazılacağı iddia edilmektedir.

En fazla insana benzeyen 5 robot
Dünya ilerledikçe filmlerde gördüğümüz teknolojiler tek tek gerçek olmaya başlıyor. Bunlardan biri olan robotlar insansı görüntüleriyle şaşırtıyor.
Teknoloji gün geçtikçe daha da gelişiyor. Teknolojinin bu gelişimiyle beraber robotlar da giderek daha profesyonel hale geliyor. İyice insana benzeyen robotlar her ne kadar içimizi ürpertse de bu hız kesilecek gibi gözükmüyor.

İşte robot mu insan mı ayrımını zor yapacağınız 5 insansı robot…
1.Sophia



2015 yılında ilk kez etkinleştirilen robot bu yıl sosyal medyaya damga vurdu. Sophia, karşısındaki yüzleri izleyebiliyor ve göz kontağı kurarak kişileri tanıyabiliyor.

2.Jia jia




Çin’de üretilen robot Jia jia aynı Sophia gibi ürpertici derecede insana benziyor. Jia jia, konuşabiliyor, mikro yüz ifadelerini yansıtabiliyor ve insan gibi hissedebiliyor.

3. Geminoid DK




İlk bakışta insandan farkı olmayan Geminoid DK isimli robot görenleri hayrete düşürüyor.


4. Erica




Görenlerin ürpertici bulduğu Erica gerçekçi bir cilde ve yüz jestlerine sahip.İstekleri dinlemek ve yanıtlamak için yapay zeka yazılımını kullanıyor.

5.Han




Han isimli robot mobil bir uygulama sayesinde istenileni yapabiliyor. İlginç robot gülebiliyor, göz kırpabiliyor ve hatta garip gelse de sarhoş taklidi bile yapabiliyor.
Copyright © 2015 MHC App-2
| Distributed By Gooyaabi Templates
Copyright © MHC App-2. Designed by OddThemes | Distributed By Gooyaabi Templates